Üyelerimizin Albüm Fotoğrafları

  1. Ataşehir

Kuma

Konu, 'Sohbet' kısmında Gilgamesh tarafından paylaşıldı.

  1. Gilgamesh

    Gilgamesh SCW Üyesi

    3.579
    8
    38
    Kuma!
    > Mahmûre Hanım kapıdan çıkarken yeniden pimpiriklendi.
    > Ayakkabılarını bile giymişken kapıdan döndü, tekrar
    > Içeri girdi; Pencereleri iyi kapatıp kapatmadığını
    > Gözden geçirdi, sonra ütünün prizine baktı.
    > Havagazı vanasını kontrol etti, banyo musluklarına
    > Baktı. En son olarak da mücevherlerini sakladığı yere
    > Doğru kaçamak bir bakış attı.
    > Herşey yerli yerinde ve normal görünüyordu. Kapıyı
    > Çekti, aşağıdan yukarıya doğru üç Sıralanmış
    > Yale kilidi ayrı teker teker sonuna kadar kilitledi.
    > Annesinin öğrettiği duayı okudu, sağına soluna
    & Gt; üfledi.



    > Manavın önünden geçerken dikkatini tezgâhtaki incir
    > Çekti.. Gün misafirliğine giderken incir götürmesi
    > Doğru olmazdı ama bu incir kaçırılacak gibi
    > Görünmüyordu. Bir BUÇUK kilo kadar elleriyle seçip</ B>
    > Kesekağıdına itina ile yerleştirdi ve Manav
    > Muzaffer'in buzdolabına koydurdu. Parasını peşin
    > Verdi. Dönüşte alacaktı.


    > Dolmuş durağında sıra vardı fakat fazla beklemedi. 20
    > Dakika sonra gün oturması yapılan eve ulaşmıştı bile.
    > Her zamanki gibi Alman usûlüyle civardaki dönerciden adam
    > Başına bir porsiyon döner, salata ve ayran
    > Ismarladılar; ev sahibi Cavidan hanım kakaolu kek
    > Yapmıştı. Yediler, içtiler, konken oynadılar, biraz da
    >-Allah affetsin! - Dedikodu yaptılar.
    > Yapmasalar olmazdı; dayanılır gibi değildi. Falan
    > Mütayitlik yapan hanımın beyi, üzerine ikinci hanım
    < btr bu kadınla aynı evde oturmam; defolsun gitsin
    > Evimden "diye kocasıyla kavga etmişti; bütün
    > Mahalle şahitti. Rezalet olmuştu.
    > Bu erkeklere güven olmuyordu; biraz eli para tutan hemen
    > Evini, Arabasını, hanımını yedeklemeye bakıyordu.
    > Dikkatli olmak lazımdı ...


    >-Bir imam nikahı kıyınca hemen ikinciyi alabilirim
    > Sanıyorlar, diye öfkeyle homurdandılar, sonra-her biri
    > Teker teker-kendi eşlerinin ne kadar halim-selim, ne kadar
    > Uyumlu, ne kadar sevecan ve Şefkat dolu, ne kadar
    > Kendilerine bağlı ve itaatkâr olduğunu hatırlayıp
    > Rahatladılar; bu hususta konuşmak arzularını, "Ayol
    > Nazar değer! "Endişesiyle bastırıp filancaların
    > Sünnet düğününde takılan takılar, felan dizide
    > Falanca karakterin aslında nasıl bir insan olduğu gibi
    > Konulardan bahsederkeen. ...


    > Derken Muhmûre'nin içine kor gibi bir şey düştü;
    > Bir fikir, bir endişe, bir şey ...
    > Balkon kapısını kapattığından emindi; peki balkona
    > Açılan pencereyi de kapatmış mıydı? O pencere açık
    > Kalmışsa, kapıyı kapatmanın bir anlamı kalmayacaktı
    > Çünkü. Ev dördüncü kattaydı ama olsun; şimdiki
    > Hırsızlar "çıta maymunu" gibi evlerin yüzünü
    > Tırmanabiliyormuştular ..


    > Saatine baktı, henüz erkendi fakat bir Mazeret uydurup
    > Çantasını kavradı. Herkesle alelacele Teker tekep
    > Öpüşüp gün parasını da teslim ettikten sonra sokağa
    > Çıktı. Geçen ilk taksiyi çevirdi, o Telas ile
    > Manavın önünden geçerken tarttırdığı incirleri
    > Almayı bile unuttu; halbuki incirler dolapta buz gibi,
    > Kütür kütür olmuşlardı. Eve yaklaşırken Apartmanı
    > Dışardan gözüyle kontrolden geçirdi. Sıradışı bir
    > Şey görünmüyordu.


    > Kapıyı açarken "Bizim Bey erkenden mi geldi
    > Acaba? "Diye bir hisse kapıldı; çünkü giderken
    > Üç defa çevirdiği Kilitler, şimdi bir çevirmede
    > Açılıvermişti, "Hayırdır inşallah" dedi
    > Içinden. Içeri girdi, ayakkabısını çıkarırken
    > Salonda namaza duran karaltıyı farketti birden ...
    > Korkmak aklına bile gelmedi, sadece merak, dehşetli bir
    > Merak ..


    > Daha önce görmüşlüğü yok; esmerce, başı namaz
    > Örtüsüyle örtülü orta yaşlı bir hanım, herhalde
    > Seccadelerin yerini bilmediği için halının üstüne
    > Duruve rmiş.
    > Kıbleyi de tam tutturamamış. Kimdir bu yahu, kocasının
    > Köydeki akrabalarından biri mi, kızının
    > Tanıdıklarından mı, eski temizlikçilerden biri
    > Olmasın?


    > Evde başka kimse var mı diye öteki odaları hızla
    > Dolanıyor; kimse yok. Yüreği kalkıyor; yumruk gibi bir
    > Şey mide boşluğundan göğsüne doğru yükselip
    > Tıkıyor sanki orayı. Namaz kılan kadın ise neredeyse
    > Tadil-i erkânın bütün hususlarına riayet ederek ağır
    > Ağır namazını kılmakta.


    > Acaba bir çay mı koysam diye geçiyor içinden; biraz
    > Sonra selam verecek nasıl olsa ...
    > Selam veriyor; önce sağa sonra sola. Sonra iki elini
    > Açıp kısa bir dua ediyor, elini yüzüne sürüyor.
    > Gözgöze geliyorlar.
    >-Allah kabul etsin; hoşgeldiniz, kusura bakmayın
    > Tanıyamadım sizi?
    > Namaz kılan kadın mahçup bir tavır takınıyor,
    > "Bilmem ki nasıl Söylesem" dolaylarında bir
    > Ifade ile konuşuyor,


    >-Ben sizin bilginiz var zannediyordum; bana öyle
    > Söylemişti çünkü. Haberiniz olmadıgını bilsem
    > Önceden telefon ederdim. Hani yarın gelir yerleşirsin
    > Deyince, ben de sizin bilginiz vardır diye ...


    >-Kimsiniz ayol, neden bahsediyorsunuz siz, içeriye nasıl
    > Girdiniz sahi?
    >-Anahtarı o verdi, sizin Haberiniz olduğunu söyledi; ben
    > Kendisiyle konuştum, durumu izah ettim, rızasını aldım
    > Diye anlattı bana. Yoksa gelir miydim böyle. Çok özür
    > Dilerim, ben ..


    >-Kim verdi anahtarı, Kimden bahsediyorsunuz?
    >-Necmettin, yani Necmettin Bey ...
    >-Necmettin mi; anahtar mı verdi? Bana bir şey
    > Söylemedi ama; ne demek istiyorsun sen kadın?
    >-Necmettin Bey, bana üç ay evvel nikah kıydı ; beraber
    > Yaşıyoruz, bildiğinizi sanıyordum; düğün de eve
    > Taşınabileceğimi söylemişti. Birkaç parça eşyamı
    > Alıp geldim ben de, işte görüyorsunuz .. .


    > Kadın artık dinleyemedi, kalbi de ritmini
    > Şaşırmıştı zaten. Sakince koltuğa oturdu, elini
    > Başına dayadı, adeta fısıldar gibi bir sesle,


    >;-Şimdi pılınızı pırtınızı toplayıp buradan gidin,
    > Diye konuştu, "Gözümün önünden kaybolun; benim
    > Birşeyden haberim yok. Necmettin denilecek adam bana bundan
    > Bahsetmedi. Şimdi buradan gidin ve bilin ki, benim cenazem
    > Çıkmadan siz bu evden bir daha içeriye adım
    > Atamazsınız. Necmettin olacak alçağa gelince, ona da bir
    > Çift lâfım var ama şimdi siz bir an evvel çıkın
    > Evimden lütfen, hatta hemen, hemen ... "


    > Ev sahibesinin sinir Krizin e girdiğini gören
    > Kadıncağız, hemen kapı dibindeki irice bohçasını
    > Sağlamca bağladı; vestiyerin önündeki ayakkabısını
    > Giyip usulca kapıyı çekti. Yarım dakika sonra apartman
    > Kapısından çıkıp köşeyi dönerek gözden kaybo lup
    > Gitti.


    > Kadıncağız öylece kalakaldı Koltukta oturduğu güzel
    > Zaman. Daha sonra cep telefonundan Kocası Necmettin'i
    > Aramayı akıl etti.
    > ...
    > Akşam üzeri karakolda, hırsızlık için girdigi
    > Evlerde yakalanacağını anlayınca namaza durup daha sonra
    > "Kuma" rolü oynayan kadın hırsıza dair Öteki
    > Hikâyeleri de dinlediler.
     
  2. taykac

    taykac SCW Üyesi

    855
    44
    28
    Hırsız olmasına çok sevinmiştir kadın.:)
     
  3. Gilgamesh

    Gilgamesh SCW Üyesi

    3.579
    8
    38
    Olaya hiç o yönden bakmamıştım Tekin abi :D
     
  4. KAPTAN

    KAPTAN FORUMDAN UZAKLAŞTIRILDI

    9.428
    1.443
    113
    güzel bir hikaye nasıl akıl etmiş bunları
     
  5. zAzA

    zAzA SCW Üyesi

    49
    0
    6
    kıvrak zekalık bu olsa gerek ama aklıma takılan necmettinin adını nereden duymuş evdeki bir yerden mi okumuş acaba hırsız kapının anahtarlarını nereden bulmuşta kilitleri açmış, manavdaki incirlere ne oldu almadılarmı daha off off yine bir sürü soru işareti ???? ama güzeldi ellerine sağlık... :):):)
     
  6. GRKMSRGL

    GRKMSRGL SCW Üyesi

    5.241
    306
    83
    bencede hırsız olduguna cok sevinmiştir kadın.:)
     
  7. ZGR

    ZGR SCW Üyesi

    14.936
    524
    113
    bnce mücevherlere daha cok uzulmustur :)
     

Sayfayı Paylaş