Üyelerimizin Albüm Fotoğrafları

  1. Ataşehir

Mesajınız var!!!

Konu, 'Sohbet' kısmında ÖZLEM@K tarafından paylaşıldı.

  1. ÖZLEM@K

    ÖZLEM@K SCW Ladies

    533
    8
    18
    Mesajınız Var!
    Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı... Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir metod vardı içinde.. Deniyordu ki; "arada bir, çok bunaldığınızda, hayatın sizin için çekilmez hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize 10 dakika ayırın ve kendi cenaze töreninizi düşünün"... Cümleyi ilk okuduğumda çarpılmıştım... Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme ve tavsiye bekliyordum... Ama " kendi ölümümüzü ve cenazemizi " düşünmemiz tavsiye ediliyordu...

    Tüylerim diken diken oldu ve yazarın saçmaladığını düşündüm o an... Ama önyargı düşmanı biri olarak okumaya devam ettim... Diyordu ki; " bunları düşündüğünüzde dünyadaki yerinizi, dünyayı terkettiğinizde oluşacak boşluğu, sevdikleriniz ve sizi sevenler için öneminizi anlayacaksınız... özellikle insanların sizin için neler söyleyeceklerini, onlar için ne ifade ettiğinizi hissetmeye çalışın...O andan geriye dönme şansınız olmadığını, hayat denen kredinizin bittiğini ve onlara yanıt verme şansınız olmadığını düşünün...Tekrar sarılma, bir kez daha öpme ihtimalinizin bittiğini hissedin...Dünyadaki küslüklerin, ayrılıkların, kavgaların yanında bu acının ve geri önülmezliğin korkunç çaresizliğini yaşayın... Bırakın canınız yansın, bırakın alevler içinde kavrulsun tüm ruhunuz...Orada, o musalla taşında düşünün kendinizi...Seyredin şu an çevrenizde olanların yüz ifadelerini...Akıllarından ve yüreklerinden geçen cümleleri hayal edin...

    **************

    Kitaba devam etmeden bıraktım kenara ve gözlerimi kapatıp aynen düşünmeye başladım... Eşimi, oğlumu, annemi, babamı,kardeşlerimi ve diğer tüm çevremi oturttum tek tek kendi cenaze törenimdeki yerlerine... birer birer yerleştirdim tabutumun çevresine hepsini... hayatımda çok nadir bu kadar canım yanmıştı... görüyordum işte "babaaaa..." diye ağlayan biricik oğlumu...Eşim kucağında "ağlayan emanetimle" ayakta durmaya çalışıyordu perperişan...Koca çınar babacığım, belli belirsiz dualar okuyordu, o gözümden hala gitmeyen vakur duruşuyla... Annem, ciğerinden bir parça canlı canlı koparılmış gibi hem içine hem dışına akıtıyordu gözyaşlarını...Kardeşlerim, akrabalarım "çok erken gitti, doyamadı oğluna.."diyordu acıyan ses tonlarıyla... Ve dostlarım... Onlar da şaşkındı... Bazısı "daha dün birlikteydik, nasıl olur.." diyordu... Bunlarıseyredip onlara "hayır ölmedim, burdayım.." demek istedim hayal olduğunu unutup... Sonra anladım yazarın ne demek istediğini daha devamını okumadan kitabın...

    ************

    Farkındalık önemli bir kavramdır psikolojide...Belki de hiç aklımıza gelmeyen ve gelmeyecek bir farkındalığı göstermek istemişti yazar... Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı, ne de isteğim...Almam gereken dersi ve mesajı almıştım... Şimdi ne kitabın adını ne de yazarı hatırlamıyorum...Şu an bunları yazarken bile çok kötü oldum... Bu olayda tek farkındalık da yok üstelik... Biraz kendime geldikten sonra devam ettim hayatımın en zor hayaline... Sırada çevremdekilerin ölümümün akabinde neler söyleyecekleri vardı... Usulen ve nezaketen söylenenlerin dışında... Onlarda bıraktığım izleri, yaşananları ve yaşanamayanları elden geçirerek ben konuşturacaktım hayalimde... İçlerini okuyacaktım, senaryo bana ait olarak...Yaşarken neler yazmıştım, ölümümle neler okuyacaktım...

    Gerçek duygularıydı ulaşmaya çalıştığım, ölüm acısının etkisiyle girilen duygusal mod değildi, deşifre etmem gereken metin... Canım oğlumun söyleyecek çok şeyi yoktu...Özleyecekti, yokluğumu hissedecekti.. ağlayacaktı aklına geldikçe... Belki ölümün ne anlama geldiğini hissedecek yaşa gelinceye kadar sıradan bir üzüntünün ötesine geçmeyecekti duyguları...

    Ama hayal bu ya, 18-20 yaşına getirdim 2 saniyede oğlumu... "hayal - meyal hatırlıyorum be baba seni... Keşke şimdi yaşıyor olsaydın da erkek erkeğe sohbet etseydik seninle... Bak mezuniyet törenimde de babasızdım... Askere giderken kimin elini öpeceğim senin yerine..."diyecek canı yanarak bir köşede...Sevgili eşim... Benim muhteşem hatunum... Nasıl dayanır bensizliğe ?...O ki, benim için herşeyini feda edip koşmuştu bana... Hayatının tek adamı şimdi toprak olacaktı... Bir daha " Seni seviyorum "diyemeyecekti... Bir daha hevesle açamayacaktı çalan kapıyı... Ve her gelen gece bensizliğini haykıracaktı yüzüne... Her sabah da bensiz başlayacaktı koca gün...Tek cümlesi takıldı o an içime; " Oyunbozanlık yaptın be böceğim, hani beraber ölecektik ?..."Babam-annem, o bugüne kadar evlat olarak mutlu edecek hiçbir şey yapamamanın acısıyla kahrolduğum güzel insanlar...Helaldi şüphesiz hakları...Bilerek hiç kırmamıştım onları... Üzerine titredikleri evlatları onlardan önce göçmüştü işte önlerinde ve dualarına muhtaçtım....Kaç anne ve babanın çekebileceği bir acıydı ki evladının cenazesinde bulunmak... Herhalde insanın uzun yaşadığına üzüldüğü nadir anlardan olsa gerek...

    *************

    Diğerlerine geçmiyorum...Bu yazıyı şu an yazıyı sizlerle paylaştığıma göre"diğerlerine" artık sizler de dahilsiniz... Düşünün, birgün bir mail ulaşıyor mail-boxınıza"ölmüş" diye...

    Sizler kimbilir neler düşünür ve yazardınız...Eşim şu an yanımda ağlıyor, sanki gerçekmiş gibi...Oysa ki yazarın amacı " Yaşamanın ve hala nefes alıyor almanın kıymetini"göstermekti...Benim de öyle...Lafı çok uzattım farkındayım... Ama hayat dediğimiz çözümü zor süreç 2 satırla özetlenemeyecek kadar girintili çıkıntılı...

    Ben o gün kurduğum o hayalle, canımın tüm yanmasına rağmen YENİDEN DOĞDUM... Bilgisayar diliyle "format attım hayatıma"... Sahip olduklarımın farkına vardım ve hala nefes alıyor olduğum için şükrettim...

    Gözlerimi açtığım anda o kötü ve acı sahne bitmiş,oyun perde demişti... Peki ya hayal değil de,gerçek olsaydı ve perde bir daha açılmamak üzerekapansaydı... İşte bu final bu yazıyı buraya kadar okumanıza değmiş olmalı... Belki gerildiniz, kötü oldunuz ama devamını getirirseniz buna değer bence... Ben bu akşam melankoliğim ve biraz abartmış olabilirim... Hani sanatçı ve şairiz ya ondandır belki...
    Bence bu yazıyı sadece okuyarak bırakmayın...

    Lütfen arada bir , buradan aldıklarınızı tartın,düşünün ve hayatınızı gözden geçirin.. Ölümün kime ve ne zaman geleceğini Yüce Allah' tan başka bilen yok... İşte bu yüzden hazır yaşıyorken ve nefes alıyorken apabileceklerinizi yapın, ertelemeyin... Bilerek - bilmeyerek kırdığınız kalpleri tamir edin... Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın... Biraz Hıncal abi tarzı olacak ama,sevginizi ve verdiğiniz değeri haykırın onlara iş işten geçmeden...

    Ve en önemlisi; Verdiği - vermediği ,aldığı-almadığı herşey için tekrar tekrar şükredin Yüceler yücesi Yaradan'a...
    Can Dündar
     
    Bunu beğendi. isahin bunu beğendi.
  2. ÖZLEM@K

    ÖZLEM@K SCW Ladies

    533
    8
    18
    Hepimiz bazen sıkılırız ya hayattan,işte o anlarda aklına gelsin bu yazı arkadaşlar...Paylaşmak istedim...
    Hayat kısa,değmez ağlamaya...:eek::eek::eek:
     
  3. 37fbli

    37fbli SCW Üyesi

    3.270
    28
    48
    çok uzun insn okumaya üşenio :D
     
  4. ÖZLEM@K

    ÖZLEM@K SCW Ladies

    533
    8
    18
    Okumaya değer ama bence...
     
  5. 37fbli

    37fbli SCW Üyesi

    3.270
    28
    48
    tmmdır okuyucam :)
     
  6. Punisherkp

    Punisherkp SCW Üyesi

    1.315
    99
    48
    can dundar zaten ariza gerckten super eserler cikartiyor kendisi yine yapmis yapacagini ama ben cenaze torenimi dusununce icim karardi :) benim kendi felsefem e ters cunku ben cok sikildigim we bunaldigimda ne olcak be cenk olcekmisin diyorum ? olmiceksin o zaman dewam diyip kendime geliyorum
     
  7. setnogrom

    setnogrom SCW Üyesi

    4.745
    419
    83
    Çok beğendim güzel bi yazı,okumayan için kayıptır!..Paylaşım için tşkler.:eek:key:

    xx
     
  8. ÖZLEM@K

    ÖZLEM@K SCW Ladies

    533
    8
    18
    Senin uyguladığın yöntemde bi yol tabii Cenk...Öyle ya da böyle hayat çok kısa ve hiçbişey için değmez üzülmeye...Hayatı anı anına yaşayın,keyfini sürün diyorum o kadar :eek:
     
  9. - 48 -

    - 48 - SCW Üyesi

    1.987
    633
    113
    bunu daha önce okumuştum o yüzden tekrar okumadım..ama ben bu yazıyı okumadan öncede bu işlemi uyguluyordum....benim bunu uygulamaya başlamamın sebebi farklı idi..tabi ben ayrılan kız arkadaşım benim için üzülür mü diye başlardım bunu düşünmeye sonra annemle babam aklıma gelirdi ve onların çektiği evlat acısını düşününce bırakırdım hikayeyi..çünkü onların üzülmesini istemiyorum..o yüzden ben onlardan sonra ölmek isterim..ama tabi yazılmışın önüne geçilmez..
    Rabbim ne uygun gördüyse o..
    ama ölümümü o sğuk toprağın altına konuşumu..sonra tahtalar yerleştirildikten sonrağın üzerime atılması ve herkesin gitmesi ve o karanlık yerde tek başıma kalışımı hep düşünürüm..
    sizi öyle bir kutunun içine koysalar...heryeri kapalı.. kapkaranlık..
    ve fear factördeki gibi içine böcek möcek koyacaklar..ve kapağı kapatıp gidecekler kamera yok..sana yardım edecek kimse yok..sadece sen ve orası..
    işte bu gerçek
     
  10. swotr

    swotr Misafir

    gercekten cok urkutucu bir yontem dusundumde dusunmeyim en iyisi :) tesekkurler paylasim icin
     

Sayfayı Paylaş